Başlık bile bulamadım boşluktan


Bi kere de yazıma başlamadan önce başlığı tespit etmek istiyorum.Noktayı koyduktan sonra başlık denen zımbırtı geliveriyor aklıma.
Mesela şuan yazmak istediğim belli bir konu yok,bak nasılda amaçsızca yazıyorum.
Yazı yazmak için yaratılmışım ben sanki.Boş olsun dolu olsun yazı olsun be aga.Aga kelimesini ilk defa yazdı parmaklarım.Hoşuma gitti.

Malum ülkede tuhaf bir ilkim dağılımının yanı sıra bu ilkimleri meydana getiren ve ilk okulda sırasıyla (ilkbaharyazsonbaharkış) ezberlediğimiz 4 mevsim var.Bu mevsimlerden sadece 2sini yaşayan bir şehirde yaşıyorum.Burda yaz dün bitti kış bugün başladı mesela.Martta yaz başlar kasımda kış başlar.Bir günde tişörtlerden uzun kollulara geçtik ve bu durum pek hoşuma gitmedi benim çünkü hasta olabilitenin tavan yaptığı zamanlar bunlar.

Şu an içinde bulunduğum ortam manyak baba,uu ye hatta.Babam bir yanda iskambil kağıtlarıyla haşır neşir olup Adana Demir Spor un geleceğine bakıyor,küme mi düşecekler ,deplasman ne olacak falan.Annem bir yanda cnbc-e de alt yazılı bir film izliyor ve ben kendi çapımda İngilizce mi ölçmek baabında seslere kulak kabartıp anlamaya çalışıyorum,SONUÇ : an-la-ya-ma-dım.

Dün Ulan Günlük adı altında bir siteye üye oldum.Günlük yazıyorsun ,aynı zamanda başkalarının günlüklerinede devam niteliğinde yazı yazabiliyorsun.İlk başta hoşuma gitti dedim kızım farmville den sonra kendine bir uğraş daha buldun hadi yine iyisin,ama karşıma çıkan "...ghizem janım six o'klokta chilek cafede bulushuoz.....
...aanadım pepeeemm...kojaman kisssss xD" şeklinde yazılmış günlükler beni siteden soğutacak gibi.Neyse acele kararlar vermiyeyim.Orda da kullanıcı adım principessa bilginize belki takip makip olaylarına girişiriz. Siteyi incelemek isteyen varsa şuradan bakabilir.

Çok sıkıldım hava içimi bunalttı ,babam kafasını çevirip bana "hem vasıfsız hem işsizsin" dercesine bakarken annem tuvaletten çıktı.
Babamdan gelen soru ;
napıyosun ?
-yazı yazıyorum
-ne yazıyosun
-YAZI.!!

Canım çok sıkkın benim hadi sonra görüşelim,sıktıysam da özür dilerim.

Saygılar

Bilmiyor gibi okuyun.Ağlarsınız.


Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden
bahsetmeliyim; kendimden.
Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, düşünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.
Aslında çok şey var sevdiğim,kavgalar ve savaşlar dışında.
Bir de niye olursa olsun vedalaşma anları,
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla,
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.
Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim.
Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek.
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü?
Bu gidiş ölümden beter olamaz.
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.
Seni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı bu' diye.
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum...

Geberirim ama.

GBS


Göt
Bok
Sıç

Blues Festivali Rulezzz


Mutluydum bu geçen 2 gün. Sevgilim geldi,arkadaşlarım yanımdaydı.Çok güldüm,az ağladım,çok içtim,az içmedim.
Cuma günü ani bir kararla boş bir ev bulup rakı içmeye yeltendik.Boş eve hasretiz tabi herkes anasıyla babasıyla kalınca,üniversiteyi bitirip tası tarağı toplayıp gelince. Neyse rakıydı mezeydi hoşbeş ti sohbetti derken geceyi sonlandırdık.Kendimi en son annem eve gel artık dedi diye ağlaken buldum ve yanımda ağlayışıma gülenlerle gülmeyenleri ayırt ediyordum. Kapıda yaşlı gözlerle yere eğilmiş ayakkabı bağcıklarımı bağlarken gerzek arkadaşımın ki gerzek bnm için bi sevgi sözcüğüdür, arkadan "sen ağlamaaa bir damla göz yaşın yeteeer " tadında şahane şarkısı da hatırlardığım nadir şeylerden.Neyse cuma günümüz böyle sonlandı.Bu arada farkettim de hatırlamıyorum diye diye en saçma ayrıntıları hatırlamam da cabası.

Cumartesi günü zaten bir kargaşa.Gittik mis gibi kağıdımızı oynadık,yenildim ve hesap yine bana patladı.Gündüzden akşama kadar Efes Pilsen Blues Festivalı var gitsek mii gitmesek mi düşüncelerine kapıldık."Gitmeyelim şimdi tüm Adana ordadır,gidelim değişiklik olur gitmeyip napıcaz,bira içerdik,başka yerde de içeriz,hem incirlikten Amerikalılar gelir farklı bi ortam,Blues sevmem,hı hı ben bayılırım zaten,şarkıcıları tanımıyorum,gitsek te neyle gidicez,kaça kadar iznin var " gibi cümleler eşliğinde kendimizi takside bulduk gidiyoruuz ! Hı bundan önce de evde biralar içildi kafalar güzelleşmeye yabancılık çekmesin diye. Bitmeyen biralarda benim çantamda.Kocaman 2tane efes pilsen."Al al çantaları kontrol etmiyorlar bebeğim" diyen sevgilim ve yandaşı Arif.Ter boşandı koskoca Hiltonun kapısından geçerken.Neyse kimse duruma ayıkmadı.İçeri girdik.Öğrendik ki bilete bir bira bile yok,üstelik minicik bardaklarda ki bira 6 milyon. Hal böyle olunca kaptık ordan 3 bardak,çantadan çıkartıp biraları içen tipler biz. Bizi gören arkadaşlar "oha ne çabuk aldınız birayı biz daha kuyruğa giremedik" diyenler falan derken o esnada başlayan konser ve blues sevenlerin coşup ellerini şıkırdatarak kendilerinden gaayet elit şekillerde geçişleri ve benim "Ohh yeah maaan" diye çığırmamla birlikte tüm zencilerin manasız bakışlarını üstüme topladım göz göze geldim sırıttım geçtim.Deli gibi dans etim ,şapka taktım,şapka çıkardım,terasta sigara içtim falan filan.Çok eğlendim böyle saçmalayıp sapıtmayı çok özlemişim !

Bu akşamda Fenerbahçe nin maçı var.Hadi bakalım diyor ve çekip çıkıp gidiyorum
öpüyore,seviyore.İNkular.

Saygılar..

Cebimde Vizam Altımda Arabam var Beybi


Kendi diye yeni bi zımbırtı türemiş şarkıcı dediğimiz.Sarışın olduğu kadar da aptal olduğu kanısındayım corclar.Müziği çok hoşuma gittiği için dinlemekten kendimi alamadım,sözlere kulak kabarttığımda ise karşılaştığım tablo inanılmazdı :D

"Sağa sola takılarak vitrinlere bakınarak
Geçiyor günler aval aval dolanarak
Cebimde vizam altımda arabam var
Elim belim tutularak Topuklarımı tıklatarak
O geceki rengimi arıyorum kıvırtarak
Dolce&Gabbana 'm .... vaaaaar...

Salla salla birazda buraya
Haydi salla birazda oraya
Salla çalkala adam görsün
Anasının kuzusu uyusunda büyüsün"

Hı hı bencede Kendicim.Çok şeker kız Kendileri.

Klip neyin buldum da linki atamadım.Google yardımcı olabiler size. Bakalım.
Öpelim.

Bi de bişey eklemezsem çatlarım.Tuğba Ekincinin albümünün arkasında şarkı isimlerine baktığınızda şunları göreceksiniz ;
1.Kondom
2.Yoksa
3.Vermem
şfjgfdjgdsldkjgşkdhgarkjtgıajsşfsjk .Çok salak insanlar bunlar diyenler ? Alkışı duyar gibiyim.

Bugün neden bu kadar boşlaştım bende anlamadım Kendi,Tuğba Ekinci falan.Mazur görünüz pıliiiizzzz.

Saygılar

Faili Meçhul


Git gidebildiğince , iç içebildiğince .
Gebermek hiç de kötü bir eylem sayılmaz failin meçhulse..

-Küçük İskender

Pamuk ipliğine bağlı hayatların a.k!


Pamuk ipliğine bağlanmamalı böyle herşey.
Sana hep yapılan ama senin hiç yapmaya hakkın olmadığı düşünülen bir hareket senin elinden herşeyi alan! Adil mi bu ?

Ölçmeye çalıştığın şey nedir tahammül gücüm mü?
Hayatımın her evresinde kendinden ödün veren,her zaman bir şeyler yoluna girsin diye dişini sıkan ben.Karşımdaki kimseye rest çekme,karşımdaki kimseye düşüncelerimi söyleme gibi bir lüksüm yokmuş gibi olan ben.Her zaman "iyi kız" olmak zorundaymışım gibi ben !
İyiliklerim karşısında özverinin sıfır olduğu bir hayat çizmek değildi amacım. İlk okulda "hayat bilgisine" iyi çalışamamışım demek ki. Nerde yanlış yapıyorum diyorum duyarlı olmaktan başka.Sorunları konuşarak,karşımdakini üzmeden ona olan değerimden,saygımdan şüpheye düşmesin diye her adımıma bir kaç adım öncesinden bakarken.

Kötü mü ediyorum yani duyarlı olmakla,hayatımda,elimde avcumda ne varsa kaybetmemeye çalışırken.Ben böyle öğrenmedim ama hiç birşeyi .. Neden ben ,neden ben !

Hayata bir eksen yok ve onların varolduğunu sandıkları eksen kendi çevrelerinde de dönmüyor!İyiliğin ,anlayışın güzel şeyler olduğunu kimse mi anlatmadı!

Bir insanı sevmek yetiyor mu ?
Çok mu zor karşında ki insana benzemek ?